• Birinci navigasyona geç
  • Skip to main content
  • Alt alana geç

Özge Lokmanhekim

Seyahat, Kitap ve Sağlıklı Tarifler

  • Ana Sayfa
  • KİTAPLARIM
  • SEYAHATLERİM
    • DESTİNASYONLAR
    • ÇOCUKLA SEYAHAT
    • SEYAHAT REHBERİ
  • Tarifler
    • SABAH
    • ÖĞLE & AKŞAM
    • ATIŞTIRMALIKLAR
    • ÇAY SAATİ & TATLILAR
    • İÇECEKLER
    • ÇOCUKLAR İÇİN
    • İPUCU
  • KİTAP KULÜBÜ
    • ETKİNLİK SAYFALARI
    • OKUMA ÖNERİLERİ
    • YAZAR VE ÇİZER SOHBETLERİ
  • ATÖLYELER & ETKİNLİKLER
  • HAKKIMDA
    • BASINDA
    • MİLLİYET CUMARTESİ YAZILARI

DESTİNASYONLAR

Bonjour Paris!

Paris’te hava biraz serin, günlerden Cumartesi. Yaklaşık 3,5 saat süren uçak yolculuğundan sonra bavulları Haussmann üzerindeki otelimize bırakıp öğleden sonra şehri keşfetmek üzere sokaklarda dolaşmaya başlıyoruz. İlk durağımız şehrin “Quartier Tuileries” bölgesi. Bu bölgenin bir yanında Avrupa’nın en görkemli tarihi meydanlarından biri olan ve 3.200 yıllık Luksor taşının bulunduğu Place de la Concorde, diğer yanında…

Devamı »

Yine yine yeniden Gökçeada (Bölüm – 2)

Ertesi sabah günlerden Pazar. Bu sefer horoz sesleri ile değil de Gökçeada’nın ayakta kalmayı başarmış en eski kilisesi olan 1780’de inşa edilmiş Ayio Yioryios’un çanları ile uyanıyoruz. Otelde kahvaltı ediyoruz. Ama sen dilersen Rumlara özgü peynirli açık pideyi andıran ve adada sadece Zeytinli Köyü’nde yiyebileceğin cicirya’yı denemek üzere Madam’ın Evstratia Cicirya Evi’ne gidebilirsin. Buzla servis…

Devamı »

Bütün Kızlar Toplandık, Stokholm’e Kaçtık! – (Bölüm 1)

Stokholm’de hava parçalı bulutluymuş. Kaşmir hırkamı bavula, şemsiyemle yağmurluğumu da el çantama koydum. Bütün kızlar (Melis, Simge & ben) havaalanında toplandık. 3 saat 20 dakika süren uçuştan sonra, Arlanda Havaalanı’na inmemize yakın takım adaları görüyoruz. Zaten “holm” adacık anlamına geliyormuş. Stokholm yemyeşil bir şehirmiş. City Terminalen’e (Merkez İstasyon) iki dakika yürüme mesafesindeki otelimize yerleşiyoruz. Bavulları…

Devamı »

Bozcaada Pratik Bilgiler Rehberi

Gün gün anlattım, neler yaptık, nereleri gördük, nerede yedik içtik. Hikayesini es geçip tavsiyelerimi okumak istersen diye hepsini derledim topladım, aşağıdaki listeyi yaptım. Umarım faydası olur. Adaya gidersen, senin de tavsiyelerini beklerim. Nasıl gidilir? İstanbul’u arkamızda bıraktıktan sonra Tekirdağ, Malkara, Keşan yolunu takip ederek Gelibolu’dan Lapseki feribotuna biniyoruz.  Çanakkale’den Geyikli’ye doğru yol alıp Geyikli’ye gelince…

Devamı »

St. Petersburg – Bolshoy Prospekt’te Bir Gün

Sabah Nab Reki Karpovki 32’deki bulunan Oyuncak Müzesi’ni gezmekle güne başlıyoruz (www.russianmuseums.info). Gittiğim şehirlerde oyuncak müzesi var ise görülecek yerler listeme eklerim hep. Beni alır çocukluğuma götürür, bakmaya doyamam oyuncaklara. Bütün sabah oyuncaklarla haşır neşir olduktan sonra, öğleden sonramı yağan yağmur eşliğinde şehrin Nevsky Prospekt’ten sonra diğer bir önemli alışveriş caddesi olan Bolshoy Prospekt’te geçirmeye…

Devamı »

Yine yine yeniden Gökçeada (Bölüm -1)

Saat 16:00’da son bir e-posta daha göndererek bilgisayarımı kapatıyorum ve Sakallı ile Türkiye’nin en batı ucuna, güneşin en son battığı Gökçeada’ya doğru yola koyuluyoruz. Tekirdağ, Malkara, Keşan yolunu takip edip Keşan’dan Gelibolu yoluna sapıyoruz. Gelibolu ile Eceabat’a gelmeden feribota bineceğimiz Kabatepe arasında ben depoyu daha önce doldurmadığımdan dolayı benzin almak için harcadığımız zaman zarfında Sakallı…

Devamı »

Bozcaada Macerası – Bölüm 3

Adada 3. günümüz. Zeynep kahvaltı sonrası üzüm bağlarını görmeye ve şarap tatmaya gidiyor. Ben yürüyüşe çıkıyorum. Komşu teyzelerle pazara, sonrasında kartlarımı göndermek için postaneye gidiyorum. Akşam yemeği için Maya’ya rezervasyonumuz var. Sahibi Selçuk Aykan arıyor. Kendisi sizli-bizli hitap şeklinden hoşlanmıyor, “Türkiye’de iş adamları sizli-bizli hitap eder birbirine” diyor. “Et mi, balık mı?” diye soruyor. “2…

Devamı »

Bonjour Paris (Bölüm 2)

Salı günü sabahtan Beaubourg ve Les Halles bölgesine gidiyoruz. Burada beni çeken şey Paris’in modern sanatlar müzesi Centre Pompidou’nun borulardan oluşan renkli duvarları oluyor. Müze’de gazeteci Sylvia von Harden’in portresini ve kübist tekniği sevmesem de (Picasso duymasın!) Georges Braque’nin Le Duo isimli çalışmasını beğeniyorum.  Bu bölgede Paris’teki son Rönesans dönemi çeşmesi Fontaine des Innocents’i ve…

Devamı »

  • « Go to Previous Page
  • Go to page 1
  • Interim pages omitted …
  • Go to page 8
  • Go to page 9
  • Go to page 10
  • Go to page 11
  • Go to page 12
  • Interim pages omitted …
  • Go to page 20
  • Go to Next Page »

Footer

  • KİTAPLARIM
  • SEYAHATLERİM
  • TARİFLER
  • BASIN & PROJELER
  • HAKKIMDA
  • İLETİŞİM

TAKİP ET

Copyright © 2026